Yazar benim düşüncemi çalmış gibi geldi :) arkadaşlarımdan biri ispiyon etmiş, bildirmiş hırkız :)
ben 1 Haziranı 'Dünya İt Dalaşı Günü' ilan ediyorum...hadi herkes uçaklara...uçağı olmayan fare deliğine....
''Sorunun çözümü kolay
Her iki ülkenin pozisyonu belli ve tescil edilmiştir. O zaman, her Allah'ın günü uçak kaldırıp malumu yeniden ilan etmenin ne yararı var?Bu inadın benzin, uçak, pilot zamanı, sinir aşınması ve iyi niyet olarak maliyeti hiç hesap edilmiyor mu?Bir uçağın her sortide sadece benzin masrafı 10.000 dolardır. Düşen uçakların her birinin maliyeti 40-50 milyon dolar arasındadır.Bu paraların daha verimli harcanacağı yer yok mu, arkadaşlar? Sorunun çözümü kolay. İki taraf otursun. Yılın bir gününü İt Dalaşı Günü ilan etsinler. Türk savaş uçakları o gün tartışmalı bölgelerde uçsun. Yunan uçakları onları karşılasın. Biraz cilveleşsinler. Herkes evine dönsün. Bu abesle iştigal sona ersin.''
Yazının tamamı burda..Yaşa MM abi..
29 Mayıs 2006
28 Mayıs 2006
25 Mayıs 2006
bir CRM hikayesi
olay yakın arkadaşlarımdan birinin başından geçiyor...esas oğlanımız Ufuk...sahne 1:
Ufuk arkadaş nişanlıdır...nişanlısı ve ailesi Biga'da yaşamaktadır...Ufuk kardeş askerlik öncesi Biga'ya helalleşmeye gider. (Helalleşmek bahane...aşk şahane) Müstakbel kayınpeder çiftçidir ve New Holland marka yeni bir traktöre Törkiş liraları saymıştır. Amma velakin traktörde sorun vardır..Biga'daki satıcıya defalarca gidilir..O da durumu traktörün Türkiye distribütörü (bundan sonra kısaca dis. diye anılacaktır. (bu günlerde çok sözleşme düzenleyip okuyorum) (ayrıca parantez içinde bu kadar parantez olmaz konu dağılıyo)) Türk Traktör'e iletir. Tabi si-ar-em lafta kalmaktadır..Biz size çevremizde dönüp iki tur atıcaz gibi cevaplar vardır..Verilen cevap küçük bir parçanın değiştirilmesi gerektiğidir..ki yurtdışından gelmesi gerekmektedir...İşte esas oğlanımız mühendis olmasının getirdiği analitik düşünce sistemi ile olaya yaklaşır...hemen internetten en yakın fabrikanın İtalya'da olduğunu öğrenir..Bu arada İngiltere'deki abisinden şirketin o ülkedeki dis. i ile bağlantıya geçip parçayı temin etmesini ister..Abisi İngilterraa dis. den sadece parçayı ister durumu anlatmaya gerek duymaz...Gelin görün ki müşteri memnuniyetini gerçekten şiar edinmiş İngiliz dis. durumdan kıllanır...durumu İtalya'ya sorar...ortada yamuk bir durum olduğunu farkederler (çok ayrıntıya girmeyelim) Onlar da durumu o ana kadar fazla iplemeyen Ankara'yı uyarırlar...sonra ne mi olur...Traktör yenisi ile değiştirilir...
Sonuçlar:
1. CRM , müşteri memnuniyeti, kalite gibi kavramları sadece sakız olarak kullanmayıp uygulayalım.
2. Avrupa'yı , batıyı örnek alıyorsan tam al...Departmanlarına süslü isimler koymakla onlarla yarışamazsın (Zaten öyle de bir niyet yok..Onlar üretsin biz satalım)
3. Esas oğlan bu olay sayesinde karizmayı artırır. Tüm Biga'da tanınır hale gelir. Traktörü ile sorunu olan fellik fellik onu aramaktadır :)
4. Maalesef esas oğlan şimdi askerdir...Senin adına bol bol 'in the army now' dinlemekteyiz...Safranbolu'da görüşelim bi ara ;)
Ufuk arkadaş nişanlıdır...nişanlısı ve ailesi Biga'da yaşamaktadır...Ufuk kardeş askerlik öncesi Biga'ya helalleşmeye gider. (Helalleşmek bahane...aşk şahane) Müstakbel kayınpeder çiftçidir ve New Holland marka yeni bir traktöre Törkiş liraları saymıştır. Amma velakin traktörde sorun vardır..Biga'daki satıcıya defalarca gidilir..O da durumu traktörün Türkiye distribütörü (bundan sonra kısaca dis. diye anılacaktır. (bu günlerde çok sözleşme düzenleyip okuyorum) (ayrıca parantez içinde bu kadar parantez olmaz konu dağılıyo)) Türk Traktör'e iletir. Tabi si-ar-em lafta kalmaktadır..Biz size çevremizde dönüp iki tur atıcaz gibi cevaplar vardır..Verilen cevap küçük bir parçanın değiştirilmesi gerektiğidir..ki yurtdışından gelmesi gerekmektedir...İşte esas oğlanımız mühendis olmasının getirdiği analitik düşünce sistemi ile olaya yaklaşır...hemen internetten en yakın fabrikanın İtalya'da olduğunu öğrenir..Bu arada İngiltere'deki abisinden şirketin o ülkedeki dis. i ile bağlantıya geçip parçayı temin etmesini ister..Abisi İngilterraa dis. den sadece parçayı ister durumu anlatmaya gerek duymaz...Gelin görün ki müşteri memnuniyetini gerçekten şiar edinmiş İngiliz dis. durumdan kıllanır...durumu İtalya'ya sorar...ortada yamuk bir durum olduğunu farkederler (çok ayrıntıya girmeyelim) Onlar da durumu o ana kadar fazla iplemeyen Ankara'yı uyarırlar...sonra ne mi olur...Traktör yenisi ile değiştirilir...
Sonuçlar:
1. CRM , müşteri memnuniyeti, kalite gibi kavramları sadece sakız olarak kullanmayıp uygulayalım.
2. Avrupa'yı , batıyı örnek alıyorsan tam al...Departmanlarına süslü isimler koymakla onlarla yarışamazsın (Zaten öyle de bir niyet yok..Onlar üretsin biz satalım)
3. Esas oğlan bu olay sayesinde karizmayı artırır. Tüm Biga'da tanınır hale gelir. Traktörü ile sorunu olan fellik fellik onu aramaktadır :)
4. Maalesef esas oğlan şimdi askerdir...Senin adına bol bol 'in the army now' dinlemekteyiz...Safranbolu'da görüşelim bi ara ;)
if...then...else
Bu şiirin bahsi en son üniversitede bir İstatistik dersinde geçmişti...Hocamız o iğrenç ! esprilerinden sonra bu şiirden bahsetmişti biraz...Seviye biranda nasıl bu kadar yükselebilmişti anlayamamıştım...ama hayat mucizelerle doludur :) O hocamızdan öğrendiğim birşey daha : blah blah blah sözünü ilk kez Bart Simpson söylemiş... ''moment generating function''ların arasında iyi gitmişti....Şiirin Türkçesi Bülent Ecevit'e aitmiş...Şiirde duygunun tam tercüme edilemeyeceğine inandığım için İngilizcesini sunuyorum (ne kadar kibarım -sunuyorum- breh breh)
If you can keep your head when all about you
Are losing theirs and blaming it on you,
If you can trust yourself when all men doubt you,
But make allowance for their doubting too;
If you can wait and not be tired by waiting
Or being lied about, don't deal in lies,
Or being hated, don't give way to hating
And yet don't look too good, nor talk too wise:
If you can dream-and not make dreams your master
If you can think-and not make thoughts your aim;
If you can meet with Triumph and Disaster
And treat these two imposters just the same
If you can bear to hear the truth you've spoken
Twisted by knaves to make a trap for fools.
Or watch the things you gave your life to, broken,
And stood and build'em up with worn -out tools:
If you can make one heap of all your winnings
And risk it on one turn of pitch-and-toss,
And lose and start again at your beginnings
And never breathe a word of your loss;
If you can force your heart and nerve and sinew
To serve your turn long after they are gone,
And so hold on when there's nothing in you
Except the will which says to them: "Hold on!"
If you can talk with crowds and keep your virtue
Or walk with Kings-nor lose the common touch,
If neither foes nor loving friends can hurt you
If all men count with you, but none too much:
If you can fill the unforgiven minute
With sixty seconds worth of distance run,
Yours is the Earth and everything in it,
And which is more you'll be a man, my son!
Rudyard Kipling
If you can keep your head when all about you
Are losing theirs and blaming it on you,
If you can trust yourself when all men doubt you,
But make allowance for their doubting too;
If you can wait and not be tired by waiting
Or being lied about, don't deal in lies,
Or being hated, don't give way to hating
And yet don't look too good, nor talk too wise:
If you can dream-and not make dreams your master
If you can think-and not make thoughts your aim;
If you can meet with Triumph and Disaster
And treat these two imposters just the same
If you can bear to hear the truth you've spoken
Twisted by knaves to make a trap for fools.
Or watch the things you gave your life to, broken,
And stood and build'em up with worn -out tools:
If you can make one heap of all your winnings
And risk it on one turn of pitch-and-toss,
And lose and start again at your beginnings
And never breathe a word of your loss;
If you can force your heart and nerve and sinew
To serve your turn long after they are gone,
And so hold on when there's nothing in you
Except the will which says to them: "Hold on!"
If you can talk with crowds and keep your virtue
Or walk with Kings-nor lose the common touch,
If neither foes nor loving friends can hurt you
If all men count with you, but none too much:
If you can fill the unforgiven minute
With sixty seconds worth of distance run,
Yours is the Earth and everything in it,
And which is more you'll be a man, my son!
Rudyard Kipling
trendy
yeni oyuncağım google trends.. zaman zaman 'megalo mode: on' olan bir kişi ne yapar kendi ismini aratır..yaptım ve daha önceki tecrübelerimde de gördüğüm gibi tamer deyince Mısırlılar bir numero..yalnız bu isim sadece Mısır ve Fas'ta mı kullanılıyor diye merak ediyorum...diğer Arapça kullanılan ülkelerde yok mudur? Kıta sahanlığımız, sınırımız bu şekilde mi çizilmiştir¿ Bu kadar dar alanda yaşayamam it dalaşı yaparım ona göre..
Guugle trends cities, regions kısmını IP adreslerinden belirliyor ama bazı aramalarda Trabzon ve Diyarbakır gibi yerlerin öne çıkması inandırıcı gelmiyor..
Guugle trends cities, regions kısmını IP adreslerinden belirliyor ama bazı aramalarda Trabzon ve Diyarbakır gibi yerlerin öne çıkması inandırıcı gelmiyor..
08 Mayıs 2006
Güncel olamayan adam...
* 82'de İngiltere ile Arjantin .ıç kadar Falkland adaları için savaştı...Sonuç ne oldu? Hatırlayamadım...
* İlkokul yıllarında Hikmet Şimşek'in sunumuyla Zubin Mehta diye bir orkestra şefi çıkardı. Nerdedir acep? adamın isminin fonetiğine bakın...heyyt be..
...........
Elllerim büzüşene kadar suda kalmayı seviyorum :) Elleri büzüşesiceler...
* İlkokul yıllarında Hikmet Şimşek'in sunumuyla Zubin Mehta diye bir orkestra şefi çıkardı. Nerdedir acep? adamın isminin fonetiğine bakın...heyyt be..
...........
Elllerim büzüşene kadar suda kalmayı seviyorum :) Elleri büzüşesiceler...
01 Mayıs 2006
Keder Sana Yakışıyor
Ne kadar değişmişsin görmeyeli,
Ellerin güzelliğini kaybetmiş nasırdan,
Hüzün rengi almış saçlarının her teli
Gözlerine gölgeler düşmüş kahırdan,
Gözlerin ki, gördüğüm gözlerin en güzeli
Ne kadar değişmişsin ben görmeyeli
Böyle mahzun kederli değildin eskiden
Fıkır fıkır gülerdi gözlerinin içi
Dudakların nemliydi sevgiden, arzudan
Yapraklarına çiğ düşmüş karanfiller gibi
Baygın kokusuna anılarla beraber giden
Böyle mahzun kederli değildin eskiden
Sevdiklerin vefasız mıydı bu kadar
Ağlamaktan mı karardı gözlerin
Bir zamanlar gözyaşını sevmezdin
Şimdi nerden yaşardı gözlerin
Hasta mısın, yorgun musun nen var
Sevdiklerin vefasız mıydı bu kadar
Arzular vardır bilirsin anlatılamaz
Eskisi gibi kalsaydın ne olurdu
Taptaze, ıpılık kar gibi beyaz
Keder sana yakışmıyor gül biraz
Arzular vardır bilirsin anlatılamaz.
Victor Hugo
Ne kadar değişmişsin görmeyeli,
Ellerin güzelliğini kaybetmiş nasırdan,
Hüzün rengi almış saçlarının her teli
Gözlerine gölgeler düşmüş kahırdan,
Gözlerin ki, gördüğüm gözlerin en güzeli
Ne kadar değişmişsin ben görmeyeli
Böyle mahzun kederli değildin eskiden
Fıkır fıkır gülerdi gözlerinin içi
Dudakların nemliydi sevgiden, arzudan
Yapraklarına çiğ düşmüş karanfiller gibi
Baygın kokusuna anılarla beraber giden
Böyle mahzun kederli değildin eskiden
Sevdiklerin vefasız mıydı bu kadar
Ağlamaktan mı karardı gözlerin
Bir zamanlar gözyaşını sevmezdin
Şimdi nerden yaşardı gözlerin
Hasta mısın, yorgun musun nen var
Sevdiklerin vefasız mıydı bu kadar
Arzular vardır bilirsin anlatılamaz
Eskisi gibi kalsaydın ne olurdu
Taptaze, ıpılık kar gibi beyaz
Keder sana yakışmıyor gül biraz
Arzular vardır bilirsin anlatılamaz.
Victor Hugo
18 Nisan 2006
şimdi Tirilye'de olmak vardı
Geçen yıl bu zamanlar Tirilye -yeni adı ile Zeytinbağ- denen yere günübirlik bir gezi yapmıştık. Motor ile yapılan yolculuktan sonra zeytini ve balığı ile ünlü bu şirin ilçeye ulaşmıştık. Neden mi anlatıyorum. Bizim ev ahalisi yine o civarda...Bir de annem geçen gece beni çağırıp bak oğlum bu dizi Zeytinbağ'da çekiliyor dedi. Tirilye çok mu güzel.. bence değil ama deniz kenarındaki balıkçı kasabalarını oldum olası sevmişimdir. Bunun yanında insanlar çok sıcak. Hele bir Hasan usta var ki ABD'den master'lı satışçıları çeşmeye götürür susuz getirir. Zaten motor ile ulaştıysanız sizi limanda karşılayacaktır. Sonunda da annesinin sattığı zeytinlerden birkaç şişe almış bulacaksınız kendinizi. Önce ekmeğinizi zeytinyağına banacaksınız tabi...Trilya üç papaz anlamına geliyormuş ve buraya yerleşen üç papazdan adını almış. Şöyle arasokakları dolaştığınızda Rum'lardan kalma birçok ev göreceksiniz. Sonra da limanda balık yiyin..Daha önce de bazı dizilere set olmuş burası...gezdirirken Hasan Usta bol bol anlatıyor...Aha burası .....'nın dövüldüğü yer :) diye...Güngör Uras ta bana benzer şeyler yazmış...Gidin bi görün ...Burda fotolar..
sinek ufacıktır :)
küçük insanlar olayları görmek istediği gibi görür...bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olurlar...uç bakalım nereye kadar kara sinek ¿?
Alice in Wonderland
"Bana hangi yoldan gitmem gerektiğini söyler misin?" dedi Alice.
"Bu neyi istediğine ve neye ulaşmaya çalıştığına bağlı" dedi Kedi,
"Şey... Bilmem ki.. "dedi Alice ve bunun üzerine Kedi:
"Öyleyse hangi yoldan gittiğin farketmez."
"Bu neyi istediğine ve neye ulaşmaya çalıştığına bağlı" dedi Kedi,
"Şey... Bilmem ki.. "dedi Alice ve bunun üzerine Kedi:
"Öyleyse hangi yoldan gittiğin farketmez."
10 Nisan 2006
Windows Live Mail
Live Mail , hotmail'in sonraki adımı. Şu an beta aşamasında bu yüzden hala hatalı. Reklamlar büyük yer tutuyor. Olur düzelir. Fakat login olup mailime tıkladığımda ''hop dur bakalım can not connect Tamer Bey'' dedi. olrayt dedik beta kullanıcıyız ya...'report this to MS'e tıkladık...bu sefer 'kardeş hala anlamadın mı unable to report' dedi. Elim klavyede öylece kaldım..
Gmail özentisi gibi geldi biraz...Sağ tıklayıp mail silmek güzel..Outlook görünüşlü olmuş..Mercedes görünümlü Şahin gibi bişey
Gmail özentisi gibi geldi biraz...Sağ tıklayıp mail silmek güzel..Outlook görünüşlü olmuş..Mercedes görünümlü Şahin gibi bişey
30 Mart 2006
bilgi damarcığı
BAZI ÖNEMLİ LATİNCE KISALTMALAR
ca veya c. (circa) : yaklaşık
ed. cit. (editio citate) : anılan baskı
e.g. (exempligratia) : örneğin
et al. (et alii) : ve diğerleri, ve diğer kişiler
et al. (et alibi) : ve diğer yerlerde
et seq. (et sequens) : ve sonrakiler, izleyenler
ibid. (ibidem) : aynı yerde (aynı dergi vb.’de)
id. (idem) : aynı
ill veya illus (illust, s) : resimlenmiştir
loc. cit. (loca citato) : anılan, bildirilen yerde
N.B. (nota bene) : iyi, veya özel not
op. cit. (opere citato) : anılan çalışmada, önceden bildirilen
q.v. (quad vide) : görülen, anlaşılan
v.s. (versus) : karşı
ca veya c. (circa) : yaklaşık
ed. cit. (editio citate) : anılan baskı
e.g. (exempligratia) : örneğin
et al. (et alii) : ve diğerleri, ve diğer kişiler
et al. (et alibi) : ve diğer yerlerde
et seq. (et sequens) : ve sonrakiler, izleyenler
ibid. (ibidem) : aynı yerde (aynı dergi vb.’de)
id. (idem) : aynı
ill veya illus (illust, s) : resimlenmiştir
loc. cit. (loca citato) : anılan, bildirilen yerde
N.B. (nota bene) : iyi, veya özel not
op. cit. (opere citato) : anılan çalışmada, önceden bildirilen
q.v. (quad vide) : görülen, anlaşılan
v.s. (versus) : karşı
15 Mart 2006
kısır reklamlar
Biri 'değer taşır' , biri 'önem taşır' diğeri de 'sorumluluk taşır'. Slogan ve reklam tabi ki mesajı doğrudan vermeli ama kargo sektöründe artık yeniliklere ihtiyaç var. Başka konseptler kullanın. Biz sorunsuz taşırız , kafanızı ağrıtmayız , nakledilen eşyanıza gözünüz gibi bakarız deyin. Aynı şeyler deterjancılar için de geçerli bizimki daha beyaz demeyi unutun! Bizimki daha hesaplı vs. bunları da unutun..o reklam ajanslarına bunlar için para dökmeyi bırakın....veya zorlayın onları saksıları çalıştırmaya..düşünmek güzeldir :P
09 Mart 2006
Introduction to Searching
Evet başlıktaki gibi bir derse ihtiyaç duyduğunu gözlemliyorum yurdum insanın. Dedik büyük! bir siteye sahibiz, içerik sınıflandırılmış durumda değil...Siteiçi arama için yandaki sütune göze girecek şekilde bir zımbırtı (daha kibarca aparat diyelim) koyduk. Milletin arattıklarına bakın (Böyle de ifşa ederim :) :
* Nato mp3 - görmemek için kör olmak lazım
* Cep telefonu numaraları bırakanlar - Sanırım ünlü oldum artık :)
* Ahu Türkpençe'nin erkek arkadaşının adı - magazin sitesi de olmuşuz
* Bolca mp3 aratanlar - o da var
* Porno - yorum yok !¿!
* Nato mp3 - görmemek için kör olmak lazım
* Cep telefonu numaraları bırakanlar - Sanırım ünlü oldum artık :)
* Ahu Türkpençe'nin erkek arkadaşının adı - magazin sitesi de olmuşuz
* Bolca mp3 aratanlar - o da var
* Porno - yorum yok !¿!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
